0

Deneme #12

Gece olmuştu. Eve dönmeyi düşünsem de bir şey beni alıkoyuyordu bu düşünceden. Sigaramı yakıp yolda yürümeye başladım. Canım sıkılıyordu fakat buna anlam veremiyordum. Bu belirsizliğin kendisiydi. Böylesi günlerde ölmek yada acı çekmekten korkmuyorum. Hafızam da olan sadece yorgunluğun farklı boyutu. Bu ertesi gün öğlene kadar uyuyup atabileceğin bir şey değildi. Daha doğrusu bu yorgunluk mu bilmiyorum, kader yada lanet her neyse, ama bugün, içimde öyle bir his var ki sanki tüm hücrelerime kadar acı çekiyordum. Yürürken şiddet denilebilecek şeyleri arzulamaya tekrar başlamıştım zira buna anlam veremiyordum. Tecrübe edebilmek için ölümü istemek. Her şeyin doygunluğu tekrar kendini bana göstermişti.

Bunları düşünüyorum derken kendimi bir anda evde buldum. Nasıl geldiğimi bir an düşünmeye çalışsam bile etraf karanlık, her yer sessizdi. Ve o sessizlik bana bir şey söylüyordu. O söylediği şey kitabın son yaprağında saklıydı. Fakat o sayfayı okuyacak bilince sahip değildim.

Sessizlik bir anda kapının vurulmasıyla son bulmuştu. Tedirgin bir şekilde kapıya yöneldim ve açtığımda yan komşum Fatma abla vardı. Gözlerimin içine bakarak, “artık o kadar da sessiz değilsin” demişti. Neler oluyordu? Zaman durmuş ve artık her şeyi sorgulamaya başlamıştım. Fatma abla beni pek görmez, ne zaman evde olacağımdan bile habersizdi.

Zamanın hafızamda olan bir bilgi olduğunu düşündüğüm de herşey bitmişti. Onca yaşanmışlıklar bir anda kendini yitirmişti. Yitirmek diye düşünmüştüm. Bunca hayatım boyunca neleri yitirmiştim. Bir an durdum ve sordum kendime…

Oysa neleri yitirmiştim yaşam boyunca. Hiç bir şeyin, hiç bir yerin önemi yoktu. Artık özgürdüm!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir